» DENİZCİ DÖVMELERİ
 
Giriş

DENİZCİ DÖVMELERİ

Denizci kültürünün ayrılmaz birer parçası olan adet ve gelenekler, denizcilik sanatının kuşaktan kuşağa aktarımında her zaman önemli bir işleve sahip olmuştur. Oldukça zengin ve köklü geleneklere sahip denizci kültüründe denizci dövmeleri de önemli bir yer tutar.

Antik çağlardan beri birçok kültürde hastalıklara ve kötü ruhlara karşı koruyucu bir tılsım olarak kullanılan dövmeler, aslında XVIII. yy. sonlarına kadar denizciler arasında yaygın değildi. Bunun ardında elbette sosyal ve kültürel birtakım nedenler yatmaktaydı; her şeyden önce dövme yaptırmak birçok medeni kültürde barbarlara özgü bir uygulama sayılıyordu. Eski Yunanlar ve Romalılar suçluları ve köleleri işaretlemek için dövmeler kullanırlardı, Romalılar kaçak köleleri Latince kaçak (fugitivus) anlamına gelen FGV harfleriyle damgalıyorlardı. Hristiyanlık, Yahudilik ve Müslümanlık gibi tek tanrılı dinlerde de pagan inancıyla bağlantılı görüldüğü için dövme yaptırmak yasaklanmıştı.

Birtakım batıl inançlara sahip olan eski denizciler, belli sembollerin ve tılsımların kendilerine şans getirdiğine inanırlardı. Uçsuz bucaksız denizlerin ortasında kendilerini bekleyen bilinmeyen tehlikelere karşı morallerini yüksek tutmak için uğurlu saydıkları bu sembolleri ve tılsımları yanlarında taşımaktan daha iyi bir seçenekleri de zaten yok gibiydi; zira gittikleri yere sağ salim ulaşmaları çoğu zaman şansa bağlıydı. Gemileri her an şiddetli bir fırtınanın ortasında kalabilir ya da yanlış boylam hesabı nedeniyle kaza geçirebilirlerdi; salgın bir hastalıkta ya da savaşta ölme riski de her zaman mevcuttu. Tılsımların ve muskaların her zaman kaybolma ya da çalınma riski vardı; buna karşın vücuda yapılan dövmeler kalıcıydı. Zamanla denizciler uğurlu saydıkları bu figürleri yanlarında taşımak yerine vücutlarına yaptırmaya başlayacak ve dövme yaptırmak denizciler arasında yaygın bir gelenek haline gelecekti.

DENİZCİ DÖVMELERİ XIX. yy’da çeşitli dövme tipleri (Cesare Lambroso, L’uomo delinquent, 1876)

Denizciler arasında dövme yaptırma geleneği muhtemelen ilk olarak korsanlar arasında yayılmıştı. Yaşadıkları toplum tarafından dışlanan bu insanların birçoğu zaten eski hükümlülerdi ve vücutlarında suçlu olduklarını belirten izler taşıyorlardı. XVI. ve XVII. yüzyıllarda Fransa’da forsa mahkûmlarının omuzlarına GAL (galiere – kadırga), TF (travaux forcés – kürek mahkumu) veya TFP (travaux forcés à perpetuité – ömürboyu küreğe mahkum) harfleri vurulurdu; aynı dönemde Kuzey Amerika’da zina yapanlar da A (adultery – zina) harfiyle damgalanırdı. Skarifikasyon denilen deriyi kesme ve koterizasyon denilen dağlama yöntemi, ortaçağda suçluları damgalamak için kullanılan başlıca yöntemlerdi. Taşıdıkları suçlu olduklarını gösteren bu izlerin yanı sıra korsanlar, vücutlarına bağlı bulundukları gemileri tanıtan özel işaretler de kazırlardı. Kesme ve dağlama, dövmenin yeniden keşfine kadar yaygın bir uygulamaydı; ancak çoğu zaman enfeksiyon sonucu ölüme yol açabiliyordu.

Hükümlü bir denizcinin dövmelerinden detay (Cesare Lambroso, L'uomo delinquent, 1876) Hükümlü bir denizcinin dövmelerinden detay (Cesare Lambroso, L’uomo delinquent, 1876)

Ortaçağda yasaklanan ve unutulan dövme sanatı, Kaptan James Cook’un Güney Pasifiğe yaptığı üç seferin ardından yeniden keşfedilecek ve denizciler arasında bir anda popüler hale gelecekti. 1771’de Tahiti ve Yeni Zelanda’ya yaptığı ilk seferinden dönen Kaptan Cook, yerlilerin vücutlarını çizerek boyadıkları bu uygulamadan “tataw” diye bahsetmektedir. Pasifik seferleri sırasında Kaptan Cook’un mürettebatından birçok kişi hatıra olarak vücutlarına dövmeler yaptırmış, bu uygulama daha sonraları İngilizceye “tattoo” (dövme) olarak geçmiştir.

İlk başlarda süs amaçlı kullanılan dövmeler, XIX. yy’ın başlarından itibaren denizciler arasında yaygın bir gelenek haline gelmeye başladı. Dövmeler ilk olarak alt sınıfa mensup denizciler arasında yayıldı, zamanla bu denizcilerin uğrak yeri olan limanlarda  haydutlar, hayat kadınları ve çeteler arasında da popüler hale geldi. O dönemlerde gemilerde çalışan dövme sanatçıları bulabildikleri her şeyi pigment olarak kullanmaktaydılar, buna idrar ve barut da dâhildi. Zengin denizcilik motifleriyle işlenen denizci dövmeleri kısa zamanda diğerlerinden ayrılacak, kendi dövmelerini tasarlayan denizciler yepyeni bir akım yaratacaklardı.

Pasifik seferleri sırasında Kaptan Cook’un mürettebatından birçok kişi hatıra olarak vücutlarına dövmeler yaptırmıştı. Pasifik seferleri sırasında Kaptan Cook’un mürettebatından birçok kişi hatıra olarak vücutlarına dövmeler yaptırmıştı.

Peki denizcilerin dövme sanatıyla tanışmalarının ardından, tüm toplumsal baskılara karşın kısa sürede bunu o kadar benimsemelerinin nedeni neydi? Elbette denizcilerin batıl inançlarının bu konuda etkisi büyüktü; zira üzerinde taşıdıkları tılsımların koruyuculuğuna inanan denizciler için uğurlu sembolleri vücutlarına işlemek şüphesiz daha kalıcı bir koruma sağlayacaktı. Hem bu şekilde denize düştüklerinde onları boğulmaktan koruyacağına inandıkları tılsımlarını düşürme riski de ortadan kalkmış oluyordu; bu düşünceyle eskiden tılsımlarda kullandıkları sembollerden oluşan dövmeler yaptırdılar. Örneğin eski çağlarda domuz ve horozun boğulmaya karşı koruma sağladığı düşünülürdü, dolayısıyla denizciler dövmelerinde bu hayvan figürlerini aynı amaçla kullanmışlardı.

Sağladıkları mistik birtakım güçlerin yanı sıra dövmeler, aynı zamanda onları taşıyan denizcilerin kendilerini ifade etmelerini ve geniş bir sosyal çevrede tanınmalarını sağlayan görsel bir grafik diliydi. Bunun da ötesinde; bir denizcinin yaşadığı tüm önemli olayları, yaptığı seferleri, edindiği tecrübeleri, deniz hiyerarşisindeki yerini, rütbesini, durumunu veya bağlı bulunduğu mürettebatı taşıdığı dövmeden anlamak mümkündü.

XVIII. yy. sonları ve XIX. yy. başlarında dövmeler, denizde kaybolan denizcilerin cesetlerini teşhis etmenin tek yoluydu. Tamamen kişisel olan bu dövmeleri detaylı olarak tanımlayarak hiçbir güvenlik önlemi bulunmayan resmi belgeleri kişiye özel ve daha etkin bir hale getirmek de mümkün hale gelmişti. Bunun sonucu olarak resmi belgelerde denizcilerin eşkâli tanımlanırken herhangi bir karışıklığa meydan vermemek için, doğum lekeleri, yaralar, ten rengi ve boyunun yanı sıra dövmeleri de ayrıntılı bir şekilde tarif edilmeye başlandı. Denizciler, işlerini garantiye almak için çoğu zaman görevli kâtiplerden taşıdıkları dövmelerin açıklamalarının yanı sıra resminin de çizilmesini istiyorlardı. Bu uygulama daha çok Amerikan denizcileri arasında yaygındı, XIX. yy.’da ABD’de denizcilerin %90’ı dövmeliydi.

denizcidovmeleri-02

1900’lerin başına kadar denizcilerin dövmeleriyle ilgili herhangi bir yasal düzenleme yapılmadı, ilk kısıtlama ABD’den gelecek ve donanmada müstehcen dövmeler yasaklanacaktı. Bu kararla birlikte, donanmaya katılmak istemeyen gençler arasında vücutlarına çıplak kadın dövmeleri yaptırma modası başlamıştı. Bu gençler ileride donanmaya katılmak istedikleri takdirde bir dövme ustası bulup kadın dövmelerini giydirmek zorunda kalıyorlardı.

XX. yy’ın ikinci yarısına kadar radikal bir uygulama kabul edilen ve kısıtlı bir çevrede kalan dövme sanatı, özellikle 1950’lerden itibaren dünya çapında yaygınlık kazanacak; 2000’lere gelindiğinde her yaştan ve her cinsten insan tarafından tercih edilen popüler bir akım haline gelecekti. Bu süreçte geliştirilen yeni tekniklerle eski denizci dövmeleri de geliştirildi ve dövme sanatçılarının ellerinde birbirinden değişik zengin motifli renkli tasarımlara dönüştü.

Bu eski denizci geleneği yeni tasarımlarda hala hayat bulmaya devam ediyor; ancak dövmelerin eski anlamlarının artık bir geçerliliği yok! Günümüzde denizci dövmeleri sadece denizciler tarafından değil, denize gönül veren herkes tarafından tercih edilen popüler bir vücut süsleme sanatı haline gelmiştir.

DENİZCİ DÖVMELERİ

Şimdi dilerseniz denizci dövmelerinde XX. yy. ortalarına kadar en sık karşılaşılan sembollerden bazılarıyla yazımızı bitirelim:

Kırlangıç → 5000 deniz mili kat eden denizcilere evlerinin yolunu bulabilsinler diye bir kırlangıç dövmesi yapılırdı; buna 10.000 milde ikinci bir kırlangıç (bazen serçe) eklenirdi. Her zaman göç halinde tasvir edilen bu kuşların, ölen denizcilerin ruhlarını cennete taşıdığına inanılırdı.

Denizci Yıldızı → Kuzey yıldızını temsil eden bu dövme, geleneksel olarak açık deniz seyirlerinde eve geri dönüş yolunu bulmak için yapılıyordu.

Pusula Gülü → Denizci yıldızı gibi eve geri dönüş yolunu bulmak için yapılırdı.

Horoz & Domuz → Boğulmaktan koruduğuna inanılırdı; horoz bir ayağa domuz ise diğerine yapılırdı.

DENİZCİ DÖVMELERİ

Pervaneler → Denizciyi boğulmaktan koruduğuna ve kıyıya ulaştıracağına inanılan bu dövme her iki kalça yanağına yapılırdı. Daha çok buharlı gemilerde kazan dairelerinde çalışan denizciler tarafından tercih ediliyordu.

İskele ve Sancak Fenerleri → Vücudun sağına ve soluna yapılırdı. Bu dövmelerin denizcinin doğru rotada kalmasına yardımcı olduğuna inanılıyordu.

Çift Yıldız → Denizcinin her zaman doğru yolu bildiğinden emin olmasını sağlardı.

Deniz Feneri → Kayalıklara çarpmadan sağ salim eve ulaşabilmek için yapılırdı.

Köpek balığı → Köpek balıklarına karşı koruma sağladığına inanılırdı.

Dini Semboller → İkinci kaptan tarafından feci bir şekilde kırbaçlanmamak için genellikle sırta yapılırdı.

DENİZCİ DÖVMELERİ

Çapraz Çıpalar → Başparmak ile işaret parmağı arasına yapılırdı ve taşıyan denizcinin lostromo olduğunu gösterirdi. Tüm okyanusları gezen denizciler sol ellerine, yedi denizi gezen denizciler sağ ellerine bu dövmeyi yaptırabilirlerdi.

Zıpkın → Balıkçı filosu mensuplarının işaretiydi.

Halat → Güverte tayfalarının işaretiydi. Bilek çevresine yapılırdı.

Çapraz Top veya Tüfekler → Askeri donanma mensuplarının işaretiydi.

Çıpa → Denizcinin ticaret gemisi mürettebatı olduğunu veya Atlantik geçişi yaptığını belirtirdi.

Tam Armalı Gemi → Denizcinin Cape Horn’u dolaştığını belirtirdi. Bu dövmeyle beraber sol kulağa küçük bir mavi yıldız yapılırdı. Bu tehlikeli yolculuğu 5 defa yapan denizcinin sağ kulağına da bir yıldız ekleniyordu.

Ejderha → Denizcinin Çin’de görev yaptığını ya da buraya gittiğini gösterirdi.

Altın Ejderha → Denizcinin Uluslararası Tarih Hattını geçtiğini gösterirdi.

DENİZCİ DÖVMELERİ

Neptün / Posedion → Elinde üç dişli çatalıyla tasvir edilen Neptün, denizcinin Ekvatoru geçtiğini gösterirdi.

Su Kaplumbağası → Neptün dövmesi gibi Ekvator hattı geçişini simgelerdi.

Düğümlü Halat → Denizcinin Ekvator, Tarih Hattı, Kuzey ve Güney Kutup Dairelerini geçtiğini simgelerdi.

Hold Fast (aganta) → Halatları ve denize düşürmeden sıkıca kavramalarını hatırlatmak için, güverte tayfalarının parmaklarına harf harf yazılırdı.

DENİZCİ DÖVMELERİ

Hula Dansçısı → Denizcinin Havaii’de görev yaptığını ya da buraya gittiğini gösterirdi.

Poster Kızları → Eşlerinden ve sevgililerinden uzak denizcilere, evlerinde dönmelerini bekleyen kadınları hatırlatırdı.

Deniz Kızları → Eski çağlarda bu güzel yaratıkların denizcileri baştan çıkarıp büyüleyici sesleriyle onları ölüme götürdüklerine inanılırdı. Denizciler, denizlerde yatan tehlikeleri iyi bilmeleri gerektiğini kendilerine hatırlatması için bu dövmeyi yaptırıyorlardı. Bu dövmenin ayrıca güverteden düşen denizcilere şans getireceğine inanılırdı.

Gül → Geride bırakılan eşi veya sevgiliyi onurlandırmak için onun adına yapılırdı.

Kalp → Gurbette yalnızlık çeken denizcinin sevdiği kişiyi kendisine yakın hissetmesi için yapılır, çoğu zaman kalbin içine sevgilinin ismi de yazılırdı.

DENİZCİ DÖVMELERİ

Güle Saplı Hançer → Denizcinin sadakatini ve gül kadar tatlı olsa bile her şeye karşı savaşma isteğini gösterirdi.

Kırlangıca Saplı Hançer → Yol arkadaşlarından birinin kaybı halinde onun anısına yapılırdı.

Kalbe Saplanmış Hançer → Genel olarak aşkın sadakatsiz bir ihanetle bitişini simgelerdi. Sloganı şerefini lekelemeden ölüm olan bu sembol, sevdikleri tarafından terk edilen denizciler arasında çok popüler bir dövmeydi.

 

Sabri Çağrı Sezgin

scsezgin@gmail.com

Bu sitede bulunan yazılı ve görsel içeriklerin her hakkı saklıdır, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiçbir yerde yayınlanamaz — Copyright © 2012 Tauss Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.