Giriş

SEYİR DEFTERİNDEN …

Sevgili Denizseverler,
Bilgili bir kimseden bahsedelirken  “derya gibi” denir, gerçekten de denizler birer bilgi hazinesi denizcilik ise bu bilgi kaynağından beslenen evrensel bir okuldur. Denizcilik, bilgi paylaşımı ve dayanışma temeline kurulmuştur, engin denizlere açılan kimseler bu dayanışma içerisine olmadıkları takdirde bu uçsuz bucasız maviliklerde tek başlarına yapayalnızdırlar.

YELKEN ÇAĞINDA DENİZDE YAŞAM

Yelken Çağında denizde yaşam bin bir zorlukla doluydu, bu dönem denizcilerinin bazen aylarca hatta yıllarca kara yaşamından uzak kaldıkları olurdu. Yolculuk süresince denizciler, salgın hastalıklar ve kötü hava koşulları gibi kendilerini bekleyen tehlikelerin üstesinden gelmek zorundaydılar. Aslında bu durum yüzlerce yıldır böyleydi, Keşifler Çağının başından XIX.

DENİZLERİN KANUNU: DENİZCİ YASALARI

Antik çağlardan beri deniz ticaretinden önemli bir gelir sağlayan tüccarlar, elde ettikleri kârın belli bir oranını vermek şartıyla gemi sahibi kaptanlarla el sıkışarak anlaşıyorlardı. Çoğunlukla tüccarların da katıldıkları bu seferlerin sonunda ödemeyi alan kaptanlar, geminin masraflarını ve kendi paylarını düştükten sonra kalan parayı mürettebat arasında paylaştırırlardı.

BİR DENİZCİNİN ARDINDAN…

İnsanların ölüme verdiği tepkiler her çağda ve her kültürde aynı olmuştur: Giden geri gelmez, anılarda yaşar… Eski insanlar ölümün dönüşü olmayan bir yolculuk olduğuna inanıyorlardı ve her yolculuk da ayrılık anlamına gelmekteydi. İnsanlık tarihinin en eski geleneği olan cenaze merasimleri de işte bu yolculuk fikrinden doğmuş, tarih boyunca farklı inanç ve kültürlerin etkisinde şekillenerek dini bir takım ritüellere dönüşmüştü.

EFSANEVİ DENİZ YARATIKLARI

Eski dönem denizcileri için denizlerin dibinde neler saklandığı antik çağlardan beri her zaman bir merak konusu olmuştu. Denizcilerin bilinmezliğe karşı duydukları endişe ve korku o derece fazlaydı ki, içinde bulundukları ruh durumu çoğu zaman basit olaylardan bile gerçeküstü anlamlar çıkarmalarına neden olabiliyordu.

DENİZCİ DÖVMELERİ

Denizci kültürünün ayrılmaz birer parçası olan adet ve gelenekler, denizcilik sanatının kuşaktan kuşağa aktarımında her zaman önemli bir işleve sahip olmuştur. Oldukça zengin ve köklü geleneklere sahip denizci kültüründe denizci dövmeleri de önemli bir yer tutar.
Antik çağlardan beri birçok kültürde hastalıklara ve kötü ruhlara karşı koruyucu bir tılsım olarak kullanılan dövmeler, aslında XVIII.

DENİZCİLİKTE BATIL İNANÇ VE UYGULAMALAR

Çağlar boyu denizciler birtakım nesnelerin kendilerine şans getirdiğini düşündüler; kötü şansa karşı uğurlu objeler taşıma, nazara karşı muskalar takma, vücuda dövmeler yaptırma gibi mistik uygulamalar bir zamanlar denizciler arasında oldukça popülerdi. Elbette bunların çoğu hiçbir bilimsel temele dayanmayan boş inançlardı; yine de bazı uygulamaların ortaya çıkışında mantıklı gibi görünen noktalar da yok değil… Denizciler arasında yaygın olan batıl inanç ve uygulamalara geçmeden önce dilerseniz bunları ortaya çıkaran nedenleri anlamaya çalışalım.

ESKİ DENİZCİLERİN BESLENME ALIŞKANLIKLARI

Eski dönem gemilerinde gıdaların yolculuk süresince bozulmadan dayanmasını sağlamak önemli bir sorundu; çünkü rutubetli ambarlarda istiflenen birçok yiyecek olumsuz çevre koşullarına dayanamayarak hemen çürümeye başlar veya kurtlanırdı. Ambarlarda depolanan yiyeceklerin bir diğer düşmanı da farelerdi. Denizcilerin yiyeceklerine çoğu zaman bu hayvanların idrar ve dışkıları bulaşır, taşıdıkları hastalıklar gemilerde ölümcül salgınlara neden olurdu.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE NAVİGASYON ARAÇLARI

Deniz ticaretinin başlangıcına dair eldeki en eski kayıtlar MÖ. 3500’lere kadar uzanır. Antik çağlardan günümüze kadar geçen sürede herhalde tüm denizcilerin ortak amacı hep aynı olmuştur: Denizde bir noktadan diğerine hızlı ve emniyetli bir şekilde ulaşmak. Ancak XI. yy başlarına kadar denizde yön bulma, çoğunlukla bir gözlem, deneyim ve şans işiydi.

AKDENİZ’İN ORTAK DİLİ: LINGUA FRANCA

Farklı diller konuşulan karışık toplumlarda, halkın birbirini anlaması için yerel dillerin yanında ortak bir dil de kullanılır. Günümüzde eski sömürge ülkelerinde halen kullanılan bu dillerden çoğunun kökeni İngilizce, Fransızca, Portekizce ya da Felemenkçe gibi batı dillerine dayanmaktadır. Avrupa dillerinin yerel dillerle etkileşiminden meydana gelen bu melez dillerin çoğu, işgal ettikleri topraklarda daha rahat hüküm sürmek ve kendi kültürlerini yaymak maksadıyla sömürgeci devletler tarafından yerel halka zorla kabul ettirilmiştir.

DENİZCİ ŞARKILARI: HEYAMOLALAR

Her kültürün kendine özgü bir ritim ve ezgisi vardır, kimileri neşeli kimileri hüzünlü olan bu ezgiler, sayısız şarkıya türküye hayat verir. Kültürler birbirinden ne kadar uzak olursa olsun evrensel müziğin ruhu hepsinde ortaktır. Müzik, ruhu kelimelerden daha etkili binlerce şeyle doldurur; sevinci, acıyı, ölümü, umudu anlatan bir ezgi üstünden binlerce yıl geçse de insanlar üzerinde aynı duygusal etkileri yapar.

Bu sitede bulunan yazılı ve görsel içeriklerin her hakkı saklıdır, izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiçbir yerde yayınlanamaz — Copyright © 2012 Tauss Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.